EZ JI TE HEZ DIKIM - **..Doğacak pak islamın fecriyim bu asırda..** - Blogcu



**..Doğacak pak islamın fecriyim bu asırda..**

3/9/2009 - EZ JI TE HEZ DIKIM

EZ JI TE HEZ DIKIM

Biliyorum, birçoğunuz başlığı anlamadınız. Ben de yeni öğrendim. Aynı cümleyi İngilizce, Fransızca veya Almanca yazsaydım, en azından birini, okur yazar her Türk anlayacaktı.
Oysa bin yıldır birlikte yaşadığımız, kardeş olduğumuzu söylediğimiz, etle tırnak gibi bütünleştiğimizi iddia ettiğimiz Kürtlerin dilinde yazınca kimse anlamıyor. Bu, övünülecek bir cehalet olamaz.

Bin yıldır birlikte yaşıyoruz, ama Kürtçe bilmiyoruz; az da olsa bilmiyoruz. Kürt kökenli olduğunu bildiğimiz bir komşumuza günaydın , iş arkadaşımıza nasılsın? , sevdiklerimize seni seviyorum diyemiyoruz Kürtçe. Daha da kötüsü, onların dili ni birazcık da olsa konuşmak aklımıza bile gelmiyor, bırakın bunun için özel bir çaba göstermeyi...

Ne hakça ne de kardeşçe bir durum bu. Hepsi Türkçe bilen, bilmek zorunda olan Kürtler (kardeşlerimiz!) üzülmezler mi buna? Kırılıp darılmazlar mı?

Gelin itiraf edelim: Devletin homojen Türk milleti varsayımı hepimize (Türklere) kolay geldi. Herkes Türk tü; herkesin Türk olmasını, Türkçe konuşmasını bekledik. Devlet destekli bu beklentiye karşılık verip Türkçe öğrenenlerin Türkçesiyle de dalga geçti kimimiz.

Adeta Kürtçe diye bir dilin var olduğunu unuttuk, görmezden geldik. Hatta Kürtçenin sokaklarda bile konuşulması yasaklandığında kılımızı kıpırdatmadık. Kör, vurdumduymaz kaldık... İçimizdeydi onlar, birlikte yaşıyorduk, ama onlar bizim gibi oldukları, bizim dilimizi konuştukları sürece bizdendi. Kürtçe konuşmayı, yani kardeşlerimizin anadillerini, yani en doğal, en insanî farklılıklarını ayrılıkçılık la eş tuttuk.

Bir Kürt le bir Türk ü birbirinden farklılaştıran tek şey, dil. İşte o dilin bizi ayıran şey olmasını istemiyorsak, o dili paylaşmamız, ortak kullandığımız bir değere dönüştürmemiz gerek. Neden ortaklaşamıyoruz bu dili? Yüzyıllardır birlikte yaşarken, yakın akrabalar olmuşken Kürtçeyi bu denli yabancı , dışımızda görmek hiç de normal değil.

Kürt meselesi önemli ölçüde bir Kürtçe meselesi. Kürtçeyi doğal, meşru, normal ve bizden görmeden birlikte yaşama irademiz ve isteğimiz sağlam bir temele oturamaz.

Tamam, Kürt sorunu toplumun değil, devletin yarattığı bir sorun. Toplumsal düzeyde Kürtlerle Türkler arasında ciddi bir şiddet ve nefret ortaya çıkmadı. Kabul, bu sorun Türkler in değil devlet in sorunuydu ve çoğul bir emperyal toplumsal bakiyeden homojen bir ulus ve devlet yaratma projesinden kaynaklanmıştı. Ama toplum bunun neresindeydi? Halkın, bin yıldır birlikte yaşadığı Kürt kardeşlerine devletin yaptıkları karşısında takındığı duyarsız, vurdumduymaz tavrın hiç mi payı yoktu sorunun derinleşmesinde?

SETA ve Pollmark ın geçen hafta açıklanan Türkiye nin Kürt Sorunu Algısı araştırmasının ilginç bulgularından biri de Kürtçeye ilişkin. Türk kökenli yurttaşların % 52 si Kürtçenin kullanımına yönelik yasakların kalkmasını kabul edilebilir bulmuyor. Aynı araştırmada Türklerin % 34 ünün, Kürtlerin de % 67 sinin yakın akrabaları arasında Kürt ve Türklerin olduğunu öğreniyoruz. Bu kadar kaynaşmış, akrabalaşmış bir toplumun Kürtçeye bu kadar yaban kalması çok şaşırtıcı değil mi?

Bence önümüzdeki süreçte sadece devletle Kürtler barışmakla kalmamalı, Kürtlerle Türkler de yeniden tanışmalı . Türkler, Kürtçeyi damadının, gelininin, torununun, yeğeninin, halasının, dayısının dili, yani kendi dili olarak görmeli. Kardeş dediğimiz, evlilikler yaptığımız, akraba olduğumuz insanların diline bu kadar yabancılık anlaşılır ve açıklanabilir bir durum değil. Bugün her Kürt Türkçe konuşurken Türklerin üç beş cümle bile Kürtçe konuşamamaları kabul edilebilir bir kardeşlik türü müdür?

Şairin dediği gibi anadilin, elin ayağın kadar senin, ana sütü gibi tatlı , ana sütü kadar helal... Gelin öğrenerek, Kürtçeyi ayıran değil birleştiren bir ortak değere dönüştürelim. Öğrenmeye de bu cümleyle başlayalım: Ez jı te hez dıkım. Yani, seni seviyorum.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bir sevdaya tutulup bir deryaya atılmışsak ,bu derya ateş ummanıdır,bilesin ey nefis! Gafletin koynundan har vurup harman savurmak ta neymiş ? çile kazanlarında yanmaya geldik... gah mecnun gibi çöller olur vatanımız , sürgünlerden sürgünlere...

Son Yazılarım

ALLAH'A, ALLAH'IN İSTEDİĞİ GİBİ İMAN ETMEK
şura dere yapılan hain saldırıyı kınıyoruz..
kurban bayramı
Risale-i Nur yoluyla Kur'an'a Hizmetin Faydaları Nelerdi
Âyetü’l-Kübrâ
Gdo neden tehlikeli ?
ATV'nin Yeni Dizisi Ahlaksızlığa Özendiriyor
Mermere yazmak
“HİZBULLAH” KONUSUNDA KAFASI KARIŞIK OLANLARA ÇAĞRI
Üç taşım var: mütekebbire, hâside, müfteriye
Azimete Davet
Bütün yaptıklarımız, Endişelerimizdendir.
...
Nefsini islah edemeyen başkasını islah edemez
Büyük cemaat, küçük cemaat...
Bunu Bil
Kan bağı ve adalet
nice bayramlara....
Kandil münasebetiyle...
Bin Aydan Hayırlı Mubarek Gece: Leyle-i Kadr
o gece kadir gecesimy di?
Gençlik nedir? Biz ne kadar genciz?
Tokat
Üstadımızın vasiyetnâmesi
ŞEHRİ RAMAZAN ŞEHRİ KUR'ANDIR. KUR'AN AYINIZ MÜBAREK OLS

Kategoriler


Arkadaşlarım

neslinursema
sufikalbi
rindiseyda
farukk
rumuzsehadet
1984nilufer
hilal17
serhendi
dingorevlileri
muhammetreis0678
haticane
aeb23
selamunaleykum
nurdostu
fezawww
zahara
dualarla
medreseizehra
uzlet
hazanseli
dernekli
nurulenvar
caferi
yagmurmah
ustaplan
islamimucadele
masalperisi21
internetokyanusu
zerirem
sehadetgulu
hizmetnimettir
kalbinur
beyazdilekcem
yusuf talha
medinepazari23
guzelyazi
bizimada
affeyleallahim
nurtalebesiolabilsem
sonsuzlukkervani
vaktivisal
minare
gulmevsimi
hayber
sairindilinden
sevgi penceresi
cennetkokusu
kuldan
ehlidost
candansayfa
sonsuzxsonsuz
azadgulu
ahuozturk
ayvenur ...
shakird
nuruaynim
zerreitoz
Yeni ırmak blogcu
aglayankafe
mevlana1
cansofi
hudayidemir
receppiskin
gizliduygum
dilsizmutercim
hakdostlari
omarfaruk1985
bennur76
tugbakbeyinan
hidayetsaati
hizmetkar
nurmumin
mevlana2
sohbetsevenler
hakkdostu
gecelerinsultani
ilahimp3
vuslatgulu
ebulvefa
yadiyaran
hakikatinmerkezi