Gençlik nedir? Biz ne kadar genciz? - **..Doğacak pak islamın fecriyim bu asırda..** - Blogcu



**..Doğacak pak islamın fecriyim bu asırda..**

9/9/2009 - Gençlik nedir? Biz ne kadar genciz?

TÜM KÜLTÜRLERDE, tüm coğrafyalarda “Gençlik” ve halleri önemli mevzulardandır. Gençlerini iyi terbiye etmiş, iyi yetiştirmiş kültürler olgunluk zamanlarında edebiyatçılar, filozoflar, şairler, sanatçılar, alimler, esaslı devlet adamı ve siyasiler yetiştirir, bir medeniyet ortaya koyarlar. Bunu becerememiş olan kültürlerde ise gençlik bir kabus gibi, sefahat, zulüm, aşırılık, taşkınlık, baştan çıkma halinde kontrol edilemeyen bir güç olarak toplumları kaosa ve çöküşe sürükler. Bu yüzden ekseriyetle sanıldığı gibi çok genç nüfusa sahip olmak daima bir avantaj değildir. Kimi zaman o, kontrol edilemez bir felaketin, yakın bir kıyametin bile habercisi olabilir. Gençlik bir radyoaktif çekirdek gibidir, kendi haline bırakılırsa radyasyon yayar, kötü ellere geçerse atom bombası olur, iyi ellerde ise büyük bir enerjiye dönüşür.

Bu yüzden büyüklerimiz gençlere nasihatler etmiş, onların büyük ve aslında yönlendirilirse dünya ve ahiretlerinde çok faydalı olacak enerjilerini, şeriat ve sünnet-i seniyye adabı ile terbiye etmeye çabalamış, son derece dinç ve kuvvetli olan nefs-i emmarelerini tahdid ederek onlara gerçekten mutlu olacakları yol ve istikametleri göstermişlerdir. Bu anlamda Üstad’ın Gençlik Rehberi’ndeki himmeti, gayreti ve çabası kanaatimce böyle özetlenebilir.

Fütuhat-ı Mekkiye müellifi bugünün insanlarını ve bugünkü gençlik tanımlarımızı hayli sarsacak, ezberleri bozacak farklı tanımlamalarla karşımıza çıkar. O gençlik kavramını yani kendi tabiri ile “fütüvvet”i Hz. İbrahim ile özdeşleştirir. Onun kavmi karşısındaki baş kaldıran, korkusuz, tutumu, akli muhakemesi yüksek arayışı, put kırıcılığı, babasına olan vefa ve sadakati, kainata bakışı, tehlikelere göğüs gerişi İbn Arabi nazarında ideal bir “feta” (genç) örneğidir. Ona göre genç, yaratıklara muamele ederken, imkanı ve kudreti ölçüsünde gücünü Hakkı razı edecek şekilde harcayan kimsedir. Fütüvvet ehli kendilerine kötülük etseler bile yaratıklara iyilikle muamele eder. Hz. İbrahim’in putperest babasına Allah men edinceye kadar dua etmesi, Lut kavminin kurtulması için meleklerle pazarlık etmesi bu kabil anlaşılmalıdır. Bilindiği gibi Hz. İbrahim Lut kavmine azap mukadder olduğu zaman oldukça yaşlanmıştır, buradan anlıyoruz ki, gençlik yani fütüvvet bir yaştan ziyade bir haldir. Bu hali muhafaza edenler kaç yaşında olursa olsun gençtirler. Ve gençler tıpkı Hz. İbrahim gibi kendilerine azap mukadder olmuş bir toplumu bile kurtarabileceklerini kuvvetle umut ederler.

Şeyh’e göre “Var olanların değerini ve İlahi Mertebenin değerini bilen kimse genç (feta) olarak isimlendirilir” Yani genç, Rabbinin kıymetini ve kulların kıymetini bilir. Bu yüzden her varlığa layık olduğu şekilde muamele eder, ve yine tam da bu sebeple öne alınması gerekeni önceler, ertelenmesi gerekeni erteler. Elbette Allah’ın rızasını kazanmak öncelenmesi gerekendir, nefsinin arzularını tatmin etmek ise ertelenmesi gerekendir. Genç nefsi arzu ile dolu olduğu halde Rabbini önceleyendir. Gencin ertelemesi elbette “bizden geçmiş” diyen bir yaşlının ertelemesi gibi değildir. O’nun arzusunu kendi arzusunun önüne koyan kendi arzu ve dileklerini O’nun hikmetine ve iradesine havale edendir. Bu yüzden bir şeyi tutturacaksa, bir hususta inat edecek, hırs gösterecekse, ki bunlar gençlerin olmazsa olmaz karakterleridir, bunu Allah’ın rızasını kazanmakta gösterecek, O’nun muhabbetini elde etmekte, şeytan ile mücahede etmekte, nefsine direnmekte yapacaktır.

“Genç bilgi ve yaşça büyüğüne hürmet eden olduğu gibi aynı zamanda bilgi ve yaşça kendisinden küçüğe merhamet eden ve bilgi ve yaşta dengini ise, kendisine üstün sayan kimsedir.” Burada çok açık olarak bildirilmiştir ki, “edep” gençliğin olmazsa olmaz bir sıfatıdır. Bu yüzden düşünülmelidir, saygısızlık ve edepsizlik ne kadar “gençtir mazur görelim” diye geçiştirilebilir. Bugün bu geçiştirmelerle bu sıfatlar gençlerin üzerine bir vazgeçilmez gibi yapışmıştır. Genci anlamak başka, hak vermek başka bir şeydir.

“Genç genel olarak kendisinden anlamsız hareketin çıkmadığı kimsedir, bunun nedeni Allah’ın şu sözünü duymasıdır. “Göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık” (Sad 38-27). Gençten meydana gelen her hareket de “o ikisi arasındaki” kapsamına girer.” Bu yüzden genç için gereken bir sıfat da hikmet sahibi olmaktır. O kendisi hikmetle davranma gayretinde olduğu gibi etrafında olup bitene de hikmet nazarı ile bakar. Bu yüzden sebebini bilse de bilmese de, hiçbir işi ve oluşu anlamsız ve abes addetmez, çünkü onu Allah yaratmış ve takdir etmiştir. Genç hikmetin peşine düşer, bulamasa da teslim olur. Hiç zamanı bomboş geçiren, aklını kıylu kalde heder eden, mahlukata saygısı olmayan, onları sadece bir tüketim nesnesi olarak gören birine genç denilebilir mi?

Genç güç ve kuvvet sahibidir. Ancak sanıldığının aksine bu güç ve kuvvet ona nefsin hesabına kullansın diye değil Allah namına kullansın diye verilmiştir. Bu yüzden o zorluklara direnir, yılmaz bir gayret ve himmetle hizmet eder. Rabbin rızasına uygun biçimlenme gayreti ile her yerde araştırma halindedir. Alıcıları kainata açıktır. Kulakları iyi işitir, kelimelerin hayırlı olanlarını hıfzeder, gözleri iyi görür, kainatta var olan Cemal sıfatını mütalaa eder. Ağzını kendisini hakikate ulaştıracak sorular için açar, başkasına hakikati duyurmak için söyler. “Genç her zaman hizmet menzilinde bulunur.” Bunda sebat eder. Genç hatalar yapar, ama hatasını ibret vesilesi olarak hayat tecrübesine ekler, seyyiatı hasenata tebdil eden sırra ulaşır. Tecrübe yanlışları bile güzel hale getiren bir sırdır. Çok düşüp kalksa dahi istiğfarda sebat eder. Aklını iyi işletir, azab-ı ilahiyi kulak ardı etmez. Dürtülerinin onu götüreceği yerin cehennem olduğunu hisseder.

Gençlik umut etme yeridir. İnsanlar arasında en çok gençler her şeyi değiştirebilecek bir güce itikad ederler. Onlar için imkansız diye bir şey yoktur. Bu yüzden en devrimci fikirler onlardan çıkar. Zira bu fıtri güven ve umudu kendilerine veren üzerilerinde tecelli eden ism-i Hayy ve Kadir’dir. Belki denilebilir ki gençlerin sözle veya halle daimi zikri “Ve hüve alâ külli şeyin kadir”dir. Onlar farkında olsa da olmasa da bu zikrin müdavimidirler. Bilindiği gibi ism-i Hayy ve Kadir kendisi de bir genç olan Hz. İsa’da azam derecede tecelli etmiş, onu insanlar arasında olmazı olduran bir peygamber olarak ortaya koymuştur. Yine Kur’an’da güzel bir genç örneği de Hz. Musa’nın yaveri Hz. Yuşa’dır. Onu daha sonra İsrail oğullarına varis yapan Musa (as)’a olan sadakati ve hizmetidir. Hızır’la görüşmesinden sonra dahi Yuşa (as)’ın Hz. Musa’yı terk etmeyişi bir taraftan ondaki sadakate ve vefaya diğer taraftan gençliğin nazarında Musa (as)’ın temsil ettiği şeriatın Hızır’ın temsil ettiği ilm-i ledünne tercih edilen bir husus olduğunu gösterir. Genç bedeni güçlü olan olduğu gibi ahkam-ı şeriata da güçle sarılandır. Zira dinin şeriat boyutu da onun hayat sahibi bedeni gibidir.

Bir diğer genç tasviri de Ashab-ı Kehf ile karşımıza çıkar. Onların kavimlerinin baskısından koktukları bilinir. Bu da bize gösterir ki, her gencin İbrahim (as) gibi korkusuz olmasını beklememiz mümkün değildir. Bu kategoride ise genci korksa ve gizlense bile yine de inandığı değerlerden vazgeçmeyen olarak görürüz. Mağara ashabı gençliklerinin en taze çağında mağaraya kapanarak dünyadan el etek çekmekle, put kırmak kadar olmasa da büyük bir kahramanlık yapmışlardır. Kendilerini bedenleri de en az akılları kadar güçlü olduğu sırada nefsani arzulardan soyutlamış ve kitabelere adamışlardır. Şüphesiz bu Allah’ın övdüğü büyük bir adanmışlıktır. Bu minvalde Yahudilerin kurulu düzenlerine karşı çıkan Hz. Yahya (as) da çok güzel bir genç efendidir. Sonunda şehit olmuş ama yanlışa yanlış demekten zalim sultanın karşısında bile vazgeçmemiştir.

Şeyh-i Ekber’e göre haddi büluğdan kırka kadar her insan gençtir. Bu gençlik hali hakkı ile yaşanabilirse, ebedi bir gençliği netice verecektir. Üstelik bizim zannettiğimiz gibi insan kırkından sonra yaşlanmaya başlayacak ve sonra çok ötelerde cennette genç olmayacaktır. Bilakis bu gençlik hali onda sabit kalacak ve zahirde olmasa da batında devam edecektir. Onun ruhu yaşarken dahi gençliğin kuvvetini, metanetini, şevkini, arzusunu, umudunu taşıyacaktır. Yaşı kaç olursa olsun öğrenmeye iştiyak duyacak, bir hizmete şevkle atılacak, Hakka karşı olan topluluklara hiçbir hesap kitap ve menfaat kaybı gözetmeden karşı çıkacak, hayat dolu kalacaktır. Bir şeyler üretecek, ölünceye kadar velud (doğurgan) kalacaktır. Bu yüzden Hz. İbrahim kaç yaşında olursa olsun çocuk sahibi olmuştur, zira o hep gençtir, genç olarak kalacaktır.*

Bizim gençlikten anladığımız İbrahim (as) midir, Yuşa (as) mıdır, Yahya (as) mıdır, İsa (as) mıdır? Yoksa Ashab-ı Kehf midir? Yoksa bedenleri büyüse de zihinleri çocukluktan çıkamamış kimseler midir? Zira nefsine hakim olamayan, istediği şeyi “hemen, şimdi, illa” diyerek tutturan ancak çocuklardır. Gücü ve kudreti yakıp yıkmak için, serserilik ve fuhşiyat için kullananlar genç değillerdir. Üstadın Gençlik Rehberi’nde raks eden liseli kızlar için buyurduğu gibi onlar ancak dünya cennetinde Cehennem hurileridir.**

Nefsimize bakalım, İbrahim (as) gibi şirkin her türlüsünden uzak bir put kırıcı kahraman mıyız? Yuşa (as) gibi üstadlarımıza vefa ve sadakat sahibi miyiz, onlar gibi şeriat ve ahkamın bir meselesi için binlerce biz feda olsun diyebiliyor muyuz? Yahy a(as) gibi zalim iktidar sahiplerine kafa tutabiliyor muyuz? İsa (as) gibi mucizelere inanıyor muyuz? Ashab-ı Kehf gibi kendimizi kitabelere adadık mı? Biz ne kadar genciz, gençliğimizin kahramanları kimler? Kimlerin peşinden yürüyoruz, kimin ayak izlerini takip ediyoruz. Şüphesiz bu üzerinde düşünülecek ve hayat kurtaracak bir sualdir.


Not:* Hz. İbrahim Rabbinden bir ikram ve mucize eseri çocuk sahibi olmuştur, zahiren elbette yaşlıdır, ben sadece ondaki yok olup gitmeyen fena bulmayan manevi gençliğe işaret etmek istedim. Zira gençlik doğurgan ve üretkendir, yaşlılık değil.

**Huri tabiri (Üstad burada kızlar için kullanmıştır) sadece cennet yaratıklarından kadınları değil, aynı türün erkeklerini de kapsayan bir varlık kategorisinin ismidir. Tıpkı insan cin ve hayvan gibi dişisi ve erkeği olan bir cennet türüdür. Bu yüzden kanaatimce sefahat ve zulüm ehli erkek ve kadın gençler kolaylıkla Cehennem hurisi tabir edilebilirler.

Not: Tırnak içi ifadeler Gençlik ve Kuvvet , Fütuhat-ı Mekkiye 2. cilt sf 240-249’dan alınmıştır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bir sevdaya tutulup bir deryaya atılmışsak ,bu derya ateş ummanıdır,bilesin ey nefis! Gafletin koynundan har vurup harman savurmak ta neymiş ? çile kazanlarında yanmaya geldik... gah mecnun gibi çöller olur vatanımız , sürgünlerden sürgünlere...

Son Yazılarım

ALLAH'A, ALLAH'IN İSTEDİĞİ GİBİ İMAN ETMEK
şura dere yapılan hain saldırıyı kınıyoruz..
kurban bayramı
Risale-i Nur yoluyla Kur'an'a Hizmetin Faydaları Nelerdi
Âyetü’l-Kübrâ
Gdo neden tehlikeli ?
ATV'nin Yeni Dizisi Ahlaksızlığa Özendiriyor
Mermere yazmak
“HİZBULLAH” KONUSUNDA KAFASI KARIŞIK OLANLARA ÇAĞRI
Üç taşım var: mütekebbire, hâside, müfteriye
Azimete Davet
Bütün yaptıklarımız, Endişelerimizdendir.
...
Nefsini islah edemeyen başkasını islah edemez
Büyük cemaat, küçük cemaat...
Bunu Bil
Kan bağı ve adalet
nice bayramlara....
Kandil münasebetiyle...
Bin Aydan Hayırlı Mubarek Gece: Leyle-i Kadr
o gece kadir gecesimy di?
Gençlik nedir? Biz ne kadar genciz?
Tokat
Üstadımızın vasiyetnâmesi
ŞEHRİ RAMAZAN ŞEHRİ KUR'ANDIR. KUR'AN AYINIZ MÜBAREK OLS

Kategoriler


Arkadaşlarım

neslinursema
sufikalbi
rindiseyda
farukk
rumuzsehadet
1984nilufer
hilal17
serhendi
dingorevlileri
muhammetreis0678
haticane
aeb23
selamunaleykum
nurdostu
fezawww
zahara
dualarla
medreseizehra
uzlet
hazanseli
dernekli
nurulenvar
caferi
yagmurmah
ustaplan
islamimucadele
masalperisi21
internetokyanusu
zerirem
sehadetgulu
hizmetnimettir
kalbinur
beyazdilekcem
yusuf talha
medinepazari23
guzelyazi
bizimada
affeyleallahim
nurtalebesiolabilsem
sonsuzlukkervani
vaktivisal
minare
gulmevsimi
hayber
sairindilinden
sevgi penceresi
cennetkokusu
kuldan
ehlidost
candansayfa
sonsuzxsonsuz
azadgulu
ahuozturk
ayvenur ...
shakird
nuruaynim
zerreitoz
Yeni ırmak blogcu
aglayankafe
mevlana1
cansofi
hudayidemir
receppiskin
gizliduygum
dilsizmutercim
hakdostlari
omarfaruk1985
bennur76
tugbakbeyinan
hidayetsaati
hizmetkar
nurmumin
mevlana2
sohbetsevenler
hakkdostu
gecelerinsultani
ilahimp3
vuslatgulu
ebulvefa
yadiyaran
hakikatinmerkezi